top of page
  • Ronit Asa

Karantina Döneminde Çocuk Beslenmesi


Malum bu günlerde çocuklar maalesef okula gidemiyor ve vakitlerini daha çok evde geçirmeye başladılar tabii ebeveynler de biranda tüm zamanlarını çoçuklarla geçirmeye başladılar. Ebeveynler için de bu süreci yürütmek biraz zorlaştı ve çocukların beslenmesi konusunda kaygı ve endişeler oluşmaya başladı. Bu yüzden bu yazımda çocukların beslenmesinde ebeveynlerin rollerinden bahsetmek istiyorum.


Çocukların beslenmesi her dönemde olduğu gibi tabiki bu dönemde de çok önemli. Çünkü çocuklar yetişkinlerin bir modelidir ve çocukluk döneminde sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmek çocukların bu alışkanlıklarını yetişkinlikte de devam etmesini sağlamaktadır. Bizim gibi çocukların da enerji harcaması bu dönemde çok azaldı. Aslında çocuklar bizden daha çok hareket ederken şuan bir anda nerdeyse hiç enerji harcayamıyorlar. Sokakta oynadıkları veya teneffüslerde koşturdukları günlerden sonra biranda hareketsiz kalmak çocuklarında kilo almasına neden olabilir veya ruh hallerini değiştirebilir, sıkılabilirler bu yüzden biraz daha dikkat gerektiriyor.


Çocukaların beslenmesinde sadece bu süreçte değil her zaman uygulayabileceğiniz 10 tane strateji belirledim şimdi onlara bir bakalım.


  1. Evde düzen oluşturmak. Karantina döneminde tabiki çocukların beslenmesi biraz değişti çünkü artık okul yemekleri yok bütün öğünlerini evde yiyorlar. Burda önemli nokta çocukların normal rutinlerini evde de devam ettirmeleri. Bu şekilde kendilerini daha güvende hissedeceklerdir. Çünkü çocuklar düzeni ararlar. Dengede olmayan hayat akışında zaman zaman dengeyi bulmak iyidir. Hazır fırsat varken kendinize rutinler oluşturun ve tahtaravalli gibi dengede olmayan tarafı kendi tarafınıza çevirin. Bu düzeni oluşturmak için ne yapabiliriz? Sabah nasıl uyanıp okula gidiyorlarsa ki şimdi online eğitimler de var , aynı saatte kalkıp güne güzel bir kahvaltıyla başlamak gerekir. Bazen çocuklar sabah okula giderken heyecandan veya serviste midesi bulandığından kahvaltı yapmak istemiyebiliyorlar veya servise yetişme stresinden kahvaltılar geçiştirilebiliyor ama artık böyle bir şey yok rahatlıkla güzel bir kahvaltı yapabilirler. Bu süreçte kolaylıkla çocuklara kahvaltı alışkanlığı kazandırılabilir. Günlük düzen oluştururken bu herkes içinde geçerli haftalık menü planlaması oluşturun. Menüleriniz olabildiğince evde ki malzemelerle hazırlarsanız alışverişe gitmeniz de o kadar azalmış olur. Bu menüleri hazırlarken de 5 tane önemli besin grubumuzun hepsine yer vermeye çalışın. Bunlar tahıllar, protein kaynaklarımız ( et ,tavuk, balık , yumurta, baklagiller,kuruyemişler) , sebzeler, meyveler ve süt ürünleridir.

  2. Çocuklara rol model olun. Çocukların yeme davranışları ailenin alışkanlıkları ile oluşmaktadır. Çocukların yakın çevresindeki bireyleri taklit etme, onları bir rol model olarak görme eğilimleri vardır. Genellikle çocuklar ebeveynlerinin dediklerini değil yaptıklarını yaparlar. Bu yüzden çocuklara rol model olun. Sizin yemediğiniz yemeği çocuklarınızdan yemesini beklemeyin veya sizin yediğiniz yiyeceklerin çocukların da hakkı olduğunu unutmayın. Yapılan çalışmalarda aile ile sofra düzeninde yemek yemenin önemi vurgulanıyor. Okul çağı ve ergenlik döneminde aile ile ne kadar sıklıkla düzenli öğün yenilir ise erken erişkin dönemde de düzenli kahvaltı ve akşam yemek yeme alışkanlığının geliştiği tespit edilmiştir. Bu dönemde 3 öğünü de aile ile birlikte sofra düzeninde yemek yeme şansımız var. Bu süreçte aile sofraları hem iletişimin güçlenmesi hem de sağlıklı yeme alışkanlıklarının gelişmesi için güzel bir zaman bunu avantaja çevirebilirsiniz.

  3. Televizyon karşısında yemek yemeyin. Çocukların ve aynı zamanda sizin de televizyon ve ipad karşısında veya bir şeylerle ilgilenirken yemek yeme alışkanlığını bırakmanız gerekiyor. Yapılan çalışmalarda televizyon karşısında yemek yemenin, daha fazla yiyecek tüketilmesine neden olduğu ortaya koyulmuştur. Eğer siz televizyon karşısında uzanarak bir şeyler yerseniz çocuğunuzda bunu yapmak isteyecektir. Bu yüzden çocuklara bunu öğretmenin en güzel yolu ailecek sofrada buluşmaktır. Ergenler de genellikle telefon yanı başında yemek yeme alışkanlığı var, siz telefonunuzu bırakır ve aile sofrasında sohpet ederseniz bir müddet sonra onların da telefonu bıraktığını görebilirsiniz. Uyarmak bu yaşlarda ters tepebilir bu yüzden siz sadece örnek olmaya çalışın.

  4. Yemek yemeği eğlenceli hale getirebilirsiniz. Sofrada kendi tabaklarını kendileri hazırlayabilirler. Çocuklar ve yetişkinler için de uygun sağlıklı tabak modellemeleri var. Buraya bakarak çocuklara besin gruplarını kolaylıkla öğretebilirsiniz. Her sofraya oturduğunda bu resme bakarak tabaklarını bu resme benzetmeleri söylenebilir. Renkli sebzelerle tabaklar oluşturmak çocukların ilgisini çekebilir. Çocuklara kendi tabaklarını hazırlarken hem porsiyonlamayı hem de her besinden yemesi gerektiğini öğrenmiş olur. Kendi yaptığı tabağı daha hevesli yiyecektir.

  5. Birlikte mutfağa girin. Yapılan çalışmalarda mutfakta yemek pişirmek sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırırken çocukların beceri ve güven kazanmalarını da sağlamaktadır. Çocuklar mutfakta oyun oynamayı çok severler. İştahlı veya iştahsız olsun hiç farketmez yemek yapıp yaptıklarını yemekten çok zevk alırlar. Yapılan çalışmalarda mutfakta yemek pişirmek sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırırken çocukların beceri ve güven kazanmalarını da sağlamaktadır. Siz de bu dönemde mutfaktan çıkamıyorsanız ve yeni tarifler deniyorsanız, lütfen bu tarif denemelerine çocuklarınızıda dahil edin. Bu tarifleri daha sağlıklı tariflere dönüştürebilirsiniz ve tarifler yaparken çocukların günlük beslenmesinde yer alması gereken besin gruplarını kullanabilirsiniz. Mesela yulaflı kuruyemişli bir kurabiye veya pekmezli sağlıklı bir kek tarifi gibi. Tarifler yaparken içindeki malzemeleri tanıtabiliriz. Besinleri öğrenmenin en güzel yöntemi onlara dokunmak ve onları nasıl kullanabileceğini görmektir. Örneğin ceviz kullanıyorsak beynimize iyi gelir, hatırlamamızı kolaylaştırır gibi örnek verilebilir. Süt kullanıyorsak kemiklerimizi güçlendirir büyümemizi sağlar gibi.

  6. Evde ki abur cubur dolaplarını kaldırın. Tabiiki tavsiyem evde olabildiğince abur cubur bulundurmamak ama varsa onu görünmeyen yerlere koyun. Çünkü evde olan abur cuburlar bitmeye mahkumdur. Sizin yediklerinizin çocukların da yeme hakkı var. Her zaman dediğimiz gibi ilk kendinizi değiştirmelisiniz ki çocuklara rol model olabilin. Zaten evde, canı sıkılmasın ben başa çıkamıyorum abur cubur yesin demek, bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebilir hem de kilo aldığı için çocuk kendini güvensiz hasta hissedebilir. Paketli gıdalar, şekerli, çok yağlı gıdalar bağışıklık sistemini zayıflatan yiyeceklerdir. Bu yüzden bu dönemde bunlardan uzak kalmak çok daha önemli. Her sıkıldığında çocuğa abur cubur verirsek ilerde de, her sıkıntıyla karşılaşınca çözümünü yemekte olduğunu düşünebilir. Biz buna zaten yeme bozukluğu diyoruz. Bazen duyuyorum çocukları şekerli gıdalardan uzaklaştırmaya çalışırken bu sana göre değil büyüklere göre , bu cümleleri kurmayın çünkü sonra büyüdüğünde istediği kadar yiyebileceğini düşünür. Onun yerine onlara daha yararlı alternatifler sunmaya çalışın.

  7. Ev ortamını düzenleyin. Okullarda nasıl beslenme dostu uygulamalar varsa: masadan tuzları kaldırdılar veya kantinlerde gazlı içecekler , cipsler yasaklandıysa biz de bunlara uygun davranmamız lazım ve bütün evimizi buna göre düzenlememiz gerek.

  8. Ekran saatlerini azaltın ve fiziksel aktiviteyi arttırın.Bağışıklık sistemiz için besinler kadar uyku ve düzenli fiziksel aktivite de çok önemli. Özellikle çocukların fiziksel aktivitesi çok azaldı. Teneffüslerde koşuşturamıyorlar veya parkta oyun oynayamıyorlar. Artık çoğu zamanını ekran başında geçiriyorlar. Dünya sağlık örgütünün önerilerine göre 5-17 yaş arasındaki çocuk ve ergenlerin günlük olarak en az 60 dakika orta şiddetli aktivite, haftada ise en az 3 kez kas ve kemikleri güçlendirecek aktiviteler yapmaları gerekiyor. Orta dereceli fiziksel aktivite yürüyüş, dans ve sportif oyunlar olarak tanımlanıyor. Gününüzü programlarken her gün yarım saat bir saat çocukların sevdiği şarkılarla dans saatleri yapabilirsiniz. Yapılan çalışmalarda düzenli egzersizin etkili bir stres yönetimi aracı olduğu gösterilmiştir. Yapılan araştırmalara göre günde 2 saatten fazla televizyon izleyen çocuklarda , aşırı kilolu olma ihtimalinin yüksek olduğu ortaya koyulmuştur. Çocuklar ne kadar fazla televizyon izlerse uyku düzenleri o kadar bozuluyor ve davranış problemleri oluşabiliyor. Nasıl yemekleri ödül ve caza olarak kullanılmaması gerekiyorsa da aynı şekilde televizyonda ceza veya ödül olarak kullanılmaması gerekiyor çünkü bu şekilde TV’nin değerini daha da arttırmış oluruz. Tabiki aile düzeniniz ne şekildeyse bu süreçte de o şekilde yapmaya devam edin çocuklar nasıl alışmışlarsa. Ama bu süreçte fiziksel aktivite eklemek çok önemli.

  9. Uyku saatlerini düzenleyin.Hem çocukların ruhsal sağlığı hem de bağışıklık sistemi için düzenli uyku gereklidir. Bu dönemde uyku da çok önemli. Kendinizin ve çocukların uyku düzenini düzenlemeye çalışın. 3-5 yaşındaki çocukların uyku ihtiyacı yaklaşık 11-13 saattir 6-13 yaşına geldiğinde 9-11 saat uyuması gerekiyor.

  10. Beslenme eğitimleri verebilirsiniz. Beslenme eğitimi vermek ve sağlıklı yeme alışkanlıkları edinmek için güzel bir zaman. Bu eğitim içerikleri: Mutfağa girmek, neşeli tabaklar oluşturmak, müsait bir yer varsa bir sebze ekmek ( saksı alıp çocukların toprakla oynamaları sağlanabilir, bu dönemde birazcıkta olsa doğayla iletişim kurmaları önemli). Duyusal yeme eğitimleri ile çocukları sevmedikleri yiyeceklerle tanıştırabilirsiniz. Çünkü genelde çocuklar yiyeceklerin sağlığımıza yararlarını düşünmez görünüşüne rengine dokusuna bakar. Duygusal eğitim nasıl verebiliriz: Gözler kapalı bir şekilde onlara farklı doku ve kokularda olan besinleri sunup ilk dokunarak sonra koklayarak en sonda da tadarak ne olduğunu anlamsı sağlanabilir. Böylece çocukların meraklarını ve ilgilerini çekerek farkındalığı artırıp yiyeceklerin zevklerini öğretip çocukların ve yiyecekleri her yönüyle tanıması sağlanabilir.


4 görüntüleme0 yorum

Comments

Couldn’t Load Comments
It looks like there was a technical problem. Try reconnecting or refreshing the page.
bottom of page